“Kanada firması, Kaz Dağları’nda çıkarmayı planladığı altının yüzde 5’inden bile azını devlete bırakacak”

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Kanadalı bir şirketin altın arama faaliyetleri kapsamında ağaç kesmesi ve siyanür kullanacağına yönelik Kaz Dağları’nda başlayan eylemlerle ilgili olarak değerlendirmede bulundu. Öztürk, “Kanada firması, Kaz Dağları’nda çıkarmayı planladığı altının yüzde 5’inden bile azını devlete bırakacak” dedi.

Üstelik de giderken doğa tamamen katledilmiş, eski haline dönüştürülmesi için çaba gösterilmemiş olarak kalacak. Bugün, Kirazlı-Balaban’da öncülüğünü kadınların yaptığı “Su ve Vicdan Nöbeti” boşuna değil” diyen Öztürk’ün “Türkiye nereye gidiyor?” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

Kirazlı-Balaban’da altın araması için Kanada firmasına 203 bin hektarlık alan tahsis edildi. Bu alan, Çanakkale ili ve Bayramiç ilçesi sınırlarında kalıyor. Aladağ ve Kirazlı Orman İşletme şefliklerindeki sahanın tamamı kızılçam, karaçam, meşe türlerinden oluşan verimli ormanlık alanıdır. Firma, 13 bin ağaç kesildiğinden söz ederken, TEMA Vakfı ağaç sayısının 195 bin olduğunu belirtti. Unutmayalım, sürgünden gelenler de hesaplandığında kesilen ağaç miktarı açıklanan 195 binin de çok üzerinde. Bunu, konuştuğum ormancılar söylüyor.

Ağaç sayısını polemik konusu haline getirerek ormanların yok olmasıyla, kaybedilen kamusal zararın görülmesi engelleniyor. Az veya çok, gereksiz tüm kamusal zararlar reddedilmeli. Karar verme aşamasında, ormanların bugün ve gelecek için ürettiği tüm kamusal yararlar eksiksizce dikkate alınmalı.

Kanada firması, çıkarmayı planladığı altının yüzde 5’inden bile azını devlete bırakacak. Üstelik de giderken doğa tamamen katledilmiş, eski haline dönüştürülmesi için çaba gösterilmemiş olarak kalacak. Bugün, Kirazlı-Balaban’da öncülüğünü kadınların yaptığı “Su ve Vicdan Nöbeti” boşuna değil.

Son hesaplamalara göre yabancı firmalar altın üretiminden elde ettikleri gelirin yüzde 4,8’ini “devlet hakkı” olarak ödüyor, yüzde 95,2’sini ‘ini ülkesine götürüyor. Devlet hakkının bir çok ülkede daha yüksek olduğu biliniyor. Madenciler Derneği Genel Sekreteri Mehmet Yılmaz ise konuyu şöyle açıyor:

“Maden üretimi yapan şirketler, madenlerin yıllık ortalama satış fiyatına göre değişkenlik gösteren oranlarda ‘Devlet Hakkı’ ödüyor. Devlet Hakkı hesaplaması basitçe toplam gelirden cevher işleme ve nakliye (amortisman dahil) giderlerinin düşülmesi sonrası elde edilen tutara göre kanunda belirtilen tabloya göre hesaplanıyor. Ortalama 100 birim gelir elde eden bir altın madeni için yüzde 60 giderler (amortisman dahil), yüzde 22 Kurumlar Vergisi, yüzde 4,8 Devlet Hakkı Oranı uygulanıyor. Madenci şirketin yüz birimlik geliri üzerinden elde ettiği net kar (yüzde 20) ile ödediği vergiler (yüzde 20) yaklaşık olarak aynı tutardadır.”

Maden şirketleri, cesaretleri varsa aramalar tamamlandıktan sonra nasıl bir çevre bıraktıklarını göstermeli. Bu konuda kuşkusuz özen gösterenler de vardır. Bunların da hakkının teslim edilmesi gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir